Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Cumartesi Anneleri: 24 Yıldır Cenazelerimizi Toprağa Veremedik

Cumartesi Anneleri'nin 726'ıncı haftasında kayıp yakınları 24 yıl önce kaybedilen, 19 yaşındaki Murat Yıldız'ın akıbetini sormak için bir araya geldi.  Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız "Biz sesimizi her yere duyurduk. Bir cenaze bir hafta bekletilir en fazla. Ama biz 24 yıldır cenazelerimizi toprağa veremedik" dedi.

Cumartesi Anneleri’nin 726’ıncı haftasında kayıp yakınları 24 yıl önce kaybedilen, 19 yaşındaki Murat Yıldız’ın akıbetini sormak için bir araya geldi.  Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız “Biz sesimizi her yere duyurduk. Bir cenaze bir hafta bekletilir en fazla. Ama biz 24 yıldır cenazelerimizi toprağa veremedik” dedi.

27 haftadır Galatasaray Meydanı’na çıkmalarına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri bu hafta da İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin bulunduğu Beyoğlu Çukurlu Çeşme Sokak’ta buluştu. 726’ıncı eylemlerini polis ablukası altında gerçekleştiren kayıp yakınları bu hafta 23 Şubat 1995 tarihinde gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbetini sordu.

Hanife Yıldız avukatı ve yeğeniyle birlikte basit bir suçlamayla aranan tek çocuğu 1975 doğumlu Murat Yıldız’ı, İzmir Bornova Özkanlar Asayiş Şubesi’nde Komiser Ramazan Kaya ile polis memuru Tahir Şerbetçi’ye teslim etti. Hanife Yıldız, o günden sonra oğlundan bir daha haber alınamadı.

Hanife Yıldız tüm yasal yolları kullandı, her yerde oğlunu aradı ancak bugüne kadar devlet Murat Yıldız’ın akıbetini gizledi, onu kaybedenler cezasızlık zırhıyla korundu.

İHD avukatı Gülseren Yoleri, 2015 yılında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Murat Yıldız için yeniden soruşturma açılmasını talep edince Murat Yıldız dosyasının Gebze Adliyesi’nde kaybolduğunu öğrendi. Dosyaya 6 Temmuz 2018 tarihinde takipsizlik kararı verildi.

Basın metnini okuyan Sebla Arcan, gözaltına kaybetmenin suç olduğunu hatırlatarak 726 haftadır devlet şiddetine ve bu şiddetin cezasız bırakılmasına karşı taleplerini dillendirdiklerini belirtti. Galatasaray Meydanı’na çıkışlarının izin verilmemesine tepki gösteren Arcan, haklı mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

“Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararı bekliyoruz”

Murat Yıldız’ın avukatı Gülseren Yoleri, 2015 yılında dosyanın ne aşamada olduğunu öğrenmek için savcılığa yaptığı başvuruda dosyanın mahkeme kayıtlarında da kaybedilmeye çalışıldığını gösterdiğini kaydetti. Murat Yıldız dosyasının ‘İntihar etti’ denilerek kapatıldığını hatırlatan Yoleri, “Tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılan komik bir ceza verildiğini gördük” dedi. Murat Yıldız dosyasının imha edilen dosyalar listesinde yer adlığını belirten Yoleri, dosyada etkin bir soruşturma yürütülmediğini ve 6 Temmuz 2018 tarihinde takipsizlik kararı verildiğini ifade ederek Anayasa Mahkemesi’ndeki başvurularına verilecek kararı beklediklerini ve AİHM’e başvuracaklarını ekledi.

“Annelik hakkım elimden alındı”

Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız “Bir halkın basını var bir de polisin basını var. En çok onlar bizi dinlesinler. Demek ki ben o zaman çok adalete güvenmişim. 4 ay bir ceza alacak oradan da çıkıp askere gidecek. Ben bu ülkeye asker yetiştirdim. Oğlumun yaşam hakkı elinden alındı, benim annelik hakkım elimden alındı” dedi.

“Kayıp ailelerinin evlerinde yas bitmedi”

Tüm kayıpları anan Hanife Yıldız, Galatasaray’dan seslerini duyuramadıklarını belirterek şöyle konuştu: “Biz sesimizi her yere duyurduk. Bir cenaze bir hafta bekletilir en fazla. Ama biz 24 yıldır cenazelerimizi toprağa veremedik. Kayıp ailelerinin evlerinde yas bitmedi. Bugün sabaha kadar uyumadım. Aslında kendi yaptığım yanlışın öfkesinde ve isyanındayım. Ama ne yazık ki insanlığını kaybedenler isyan edince ‘şov yapma’ ağlasam ‘duygu sömürüsü yapma’ diyorlar.”

“Adaletin artık kırıntısı değil tozu bile yok”

İzmir Bornova Asayiş Şubesinde komiser olan Ramazan Kaya’nın kendisini odasına çağırarak oğlu Murat Yıldız’ın eline silah aldığını devletin elinin kolunun uzun olduğunu, isterse arayıp bulabileceğini ancak kendisi teslim olursa suçunun hafifleyeceğini söylediğini belirten Hanife Yıldız “Devletin uzun kolu diyelim ki oğlum denize atladı bir hafta da olsa bir ay da olsa arayıp bulsaydı. Ben bugün oğlumun mezarı başında olurdum. Tek dayanağım, tek umudum oğlum için adalet arıyorum. Ne yazık ki adaletin artık kırıntısı değil tozu bile yok.” diye konuştu.

Hanife Yıldız’ın bugün için yazdığı şiiri Maside Ocak okudu.

“Oğlumun cenazesini almadan beni mezara gömmeyin”

Cemil Kırbayırın ablası Cumhurbaşkanına seslenerek “Bugün annemin ölüm yıl dönümü, Cumhurbaşkanına sesleniyorum nasıl Cumhurbaşkanı oldun, bizi buraya sıkıştırdın kardeşimi öldürdün, nasıl bir devletsin, annemi toprağa verirken söz verdin Cumhurbaşkanı neredesin. Ben haklıyım benim kardeşim nerede. Bana burada seslendiğim için bağırdığım için seni de içeri alalım diyorlar seni de öldürecekler diyorlar. Ben kardeşimle gurur duyuyorum halkını seviyordu milletini de seviyordu siz terörist diye ilan ettiniz. Emir verenlere sesleniyorum, canımızı alıyorsunuz. Ne zaman kadar bekleyeceğiz. Kardeşimi de Kaşıkçı gibi yaktınız nereye attınız. Ben aş istemiyorum ekmek istemiyorum 103 yaşındaki anneme söz verdim kardeşimi istiyorum. Ölmeden önce son cümlesi ‘Oğlumun cenazesini almadan beni mezara gömmeyin’ dedi. Biraz vicdanınız varsa kayıplarımız bulun” dedi.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.