Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Kadının Bilinen Öyküsü

"Bir kadın mor renklerin ve siyah yazıların olduğu bir bildiri uzattı ve gülümsedi. "8 Mart'ta Alanlarda Olacağız" dedi.

Leyla Varol

 

Uyandı. Henüz bedenini içinden çıkarmadığı yatak sıcacıktı. Yatağın dışı soğuk. Bunu ona battaniyenin üzerine çıkardığı kolu söylüyordu. Kocası sırtını dönmüş, derin derin uyuyordu. Yatak sıcacıktı. Yatağın sıcaklığı çekmiyordu aslında, dışındaki soğuk onu yatağa itiyordu. Bir müddet cebelleşti. Sonra her sabah olduğu gibi doğruldu usulca yatağından. Bedenini sessiz ve yılgınca banyoya sürükledi. Yüzüne soğuk suyu çarptı, kendine geldi mi dersiniz? Pek değil.

Kahvaltıyı hazırlaması pek sürmedi, o kısa sürede de istemeye istemeye kendine geldi. Kocasına seslendi odanın kapısından, bir kaç kez. Kızını uyandırmaya gitti. Her sabah ki rutini yerine getirmenin sıradanlığı ile çocuğuna yaklaştı, seslendi, hafifçe kolundan sarstı. Seslenmeye devam etti, çocuğun uyanması geçtikçe geriliyordu, her sabah olduğu gibi. Siyah saçları yastığa dağılmış kızı kollarını usulca ve biraz açarak uykusundan ayrılmanın huzursuzluğu ile yüzünü buruşturdu. Biran çocuğunun bu hali ona o kadar sarılası gelmişti ki, bu sabah öpücüklere boğarak uyandırdı yavrusunu.
Uyku sersemi kızının, elini yüzünü yıkamasına, giyinmesine yardım edip kahvaltı masasına oturttuğunda kocası henüz girmişti içeri. O da masadaki değişmez yerini aldı. Sessizce kahvaltıya başlandı, aslında masaya oturduğu anda kocası televizyonu açmış haberlerin olduğu kanalları zaplamıştı. Ama bu ses de o kadar aynıydı ki, bir süre sonra sessizliğe dönüşmüştü. Kızı bir ara kadına baktı, yüzünde az önce hatırladığı birşeyin izi ile gülümsedi; annesinin bu sabah onu öperek uyandırışı gelmiş olmalı aklına.

Kahvaltı bitti.
Kadın çocuğu okula bırakmaya yollandı. Aslında kocası da bırakabilirdi, işe giderken yolunu beş dakika uzatarak. Ama olmuyordu işte. Ne denebilir ki, kocası zaten çalışıyordu, bu da onun işiydi, yapacaktı, diğer tüm işler gibi…
Eve döndüğünde kocası gitmişti. Günlük rutinine başladı, bir ibadeti gerçekleştirircesine. Bazen sadece yapıyordu, başka hiç birşey düşünmüyor, hissetmiyor, söylemiyor ve yapıyordu. Ezbere dahil ediyordu bedenini yaşama. Bazen yaşama dair beklentisi azaldığında, inancı sendelediğinde iki alt sokaktaki arkadaşı ile dertleşirdi.
Şu sıralar da bir gidesi vardı ki… Kendini daha mutsuz, umudu azalmış hissediyordu. Kocası geçen hafta ona vurduğunda artık karşı koymanın bir anlamı kalmadığını düşünmüştü. Çıkmazdaydı. Üstelik son zamanlarda daha sık duyar olmuştu “Ben eşek gibi çalışıp para getireyim bıraktığım parayı hiç birşeye yetireme! Başkalarının karıları nasıl yettiriyor!” cümlesini.
Ama artık ne karşı çıkmaya, ne bir söz söylemeye takadi kalmamıştı. Hiç birşey değişmiyor, yüreğine çöreklenen ağırlık geçmiyordu.
Bunları düşüne düşüne evi temizleyip topladı. Mutfağa geçti. “Yemek yapmalı akşama, yapmalı da ne yapmalı” diye sorarken kendine dolabı açınca cevabı buldu. Birşey kalmamıştı. Pazara gitmeye karar verdi ama evine uzak bir pazardı gideceği çünkü mahallesine kurulan pazarın günü değildi. Uzaktı biraz ama olsun “Biraz açılırım ” diye geçirdi aklından. Hazırlandı çıktı.
Yürüdü. Etrafına bakındı zaman zaman. Sokakta erkekler olduğunda başını öne eğdi ya da tam kaldırmadan karşıya baktı. Pazara geldiğinde, tezgahlara doğru ilerlemeyi planlarken girişte bir kağıt uzatıldı önüne. Bir kadın mor renklerin ve siyah yazıların olduğu bir bildiri uzatıyor ve gülümsüyordu. “8 Mart’ta Alanlarda Olacağız” diyordu aynı kadın.  Tezgahlara doğru ilerlemek istedi. Elinde bildiri olan kadın, elindekini uzatmaya devam ederek ekledi “Kadına karşı şiddet son bulsun diye sen de gel.”
Kadının sol kolunun üst kısmı sızladı, kocasının sıkı sıkı tutup onu sarstığı yerden tam da. Ardında bıraktığı kadının adımları peşi sıra geldi “Kadınlar birlikte güçlü!”
Döndü bir anda, kendiliğinden olmuştu bu, genç kadının elindeki bildiriyi aldı. Bildiriyi uzatan kadının yüzünde daha büyük bir gülümseme. Kısacık baktı bu yüze ardından elindeki bildiriye gözlerini çevirerek yoluna devam etti.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.