Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

‘Şehir, Kadınların ve LGBTİ’lerin Güvenle Yaşayabileceği Bir Hâl Alacak’

Mevcut yönetimlerin kadınlara eşitlik koşulları yaratacak politikalar uygulamadığını vurgulayan İstanbul Bağımsız Belediye Başkan Adayı Özge Akman “Şehirler kadınların ve LGBTİ'lerin yaşayabileceği şehirler halini alacak. Şehrin en ücra köşelerine kadar aydınlatacağız, kadınların güvensiz yürüyeceği hiç bir sokak kalmayacak” dedi.

Yerel Yönetimlerde Kadın – 2

 

Zülal Koçer

Mevcut yönetimlerin kadınlara eşitlik koşulları yaratacak politikalar uygulamadığını vurgulayan İstanbul Bağımsız Belediye Başkan Adayı Özge Akman “Şehirler kadınların ve LGBTİ’lerin yaşayabileceği şehirler halini alacak. Şehrin en ücra köşelerine kadar aydınlatacağız, kadınların güvensiz yürüyeceği hiç bir sokak kalmayacak” dedi.

Yerel Yönetimlerin kadına ve kadın sorununa bakışını ele aldığımız ve eşitliği sağlayacak yönetim anlayışının nasıl olabileceğine cevap aradığımız sorularımızı bu kez İstanbul’da bağımsız adaylığını koyan Özge Akman yanıtladı. Emekçi Hareket Partisi’nin desteklediği Akman Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun da kurucu üyelerinden.  Kadınların yaşam hakkı, eşitliği ve özgürlüğü için çalışmalar yürüten Akman genel sekreterliğini yürüttüğü Emekçi Hareket Partisi’nin kararı ile İstanbul Büyükşehir Başkanlığı’na aday oldu. Kendisini sosyalist bağımsız aday olarak deklere eden Akman “İstanbul Emek verenlerin olacak” sloganı ile seçim çalışmasını yürütüyor.

HDP dışında mecliste grubu bulunan partilerde kadın adayların azlığı bir yana yerel yönetimlerde kadınlar için üretilen politikalar görmek pek mümkün değil. Bizler de Gazete Yazıyor olarak İstanbul’da Bağımsız adaylığını koyan Özge Akman’a yerel yönetimlerin kadın politikalarını ve kendilerinin neler yapacaklarını sorduk.

  • İstanbul’da kadınların ihtiyaçlarını gözetecek bir belediyecilik nasıl olmalı? Siz neler yapacaksınız bu anlamda?

Öncelikle en geniş anlamda eşitliği esas almak gerekiyor. Bugüne kadarki neredeyse tüm örneklerde bu esas programlarında bile yer almadığı, yazanlarında buna inanmadığı için uygulanmadı. Kadınlar bugün bu ülkede yaşam mücadelesi, şiddete karşı mücadele ve modern yaşamın savunulması içerisinde oldukça kuvvetli bir hareketi yürütüyor.

‘Kadınların ve LGBTİ’lerin Kendi Kararlarını Aldıkları Meclisler Olacak’

Bu hareketi hem genel hem belediyeler düzeyinde esas almak gerekiyor. Bu esasa bağlı olarak şehirler kadınların ve LGBTİ’lerin yaşayabileceği şehirler halini alacak. Şehrin en ücra köşelerine kadar aydınlatacağız, kadınların güvensiz yürüyeceği hiç bir sokak kalmayacak. Ayrıca hem kadınların hem LGBTİ’lerin kendi sorunlarını kendi kararlarını alıp uygulayabilecekleri organlaşabilecekleri meclisler olacak. Bu sayede sorunları yaşayanların, kendi sorunlarını çözmeleri için tüm imkanlarını açacağız.

 

‘Kadınların ayağına dolanan ne varsa önünden kaldıracağız’

 

Şiddete karşı önleme merkezlerini her semtte oluşturacağız. Sığınma evleri her şeyden önce yeterli sayıya ulaşacak güvenli ve rahatlıkla kadınların yaşam alanları oluşturulacak. Ayrıca kadınları iş yaşamından koparan anlayışı ortadan kaldırmak için yerel düzeyde tüm teşvik edici politikaları uygulayacağız. Belediyenin kamu fabrikalarında kota uygulaması olacak.

Ayrıca toplumsal yaşamda kadına yüklenen, kadınların iş yaşamından koparan ücretsiz şekilde yaptığı bakım emeğini kamusal hizmete tabi tutacağız.

Yaşlı ve engelliler için bakım ve temel ihtiyaçlar, çalışan ebeveynler için kreşler yeterli sayıda ve kamu hizmeti olarak sağlanacak.

Kadınların ayağına dolanan ne varsa önünden kaldıracağız.

 

  • İstanbul’da yerel yönetimi isteyen idarecilerin ayrıca kadın politikaları üretmesi gerekli mi? Gerekliyse nasıl politikalar?

 

Gerekir fakat öyle bir politikaya kendileri de inanmadıkları için bugüne kadar uygulandığını göremedik hiç. Biz kadınlara 8 martta çiçek dağıtan bir anlayışı reddedeceğiz. Kadınlar her zaman yaşamın içerisinde olacak. Tıpkı dünyanın yarısı olduğu gibi.

 

  • Sizin genel bir oy çağrınız var ancak bu çağrıyı sadece kadınlara yapacak olsanız; oyları nasıl bir belediyecilik anlayışına vermelerini isterdiniz?

 

Bizi bugüne kadar, işsizden saymayan, kriz çıkınca işe alan, yaşamın alanların dışlayan, belli saatlerden sonra yaşamın içinde olmamıza tahammül edemeyen, yaşamımıza kast eden, maalesef canımızla ödediğimiz kendi kararlarımızı uygulamak için yola çıkıyoruz.

 

‘Bizi Seçimlerden Sonra Evlere Yollamak İsteyenlerin Evlerine Dönme Vakti Geldi’

 

Başta bu şehre emek verenlerim emeğine hükmedenlerin saltanatını yıkacağız, emek verenlerin yönettiği şehirlerde ayrımcılık olmayacak, eşitsizlik olmayacak, erkek egemen politikalar olmayacak.

Aslı varken, kadınları sureti olanlar anlamayacaktır. Sadece seçimde vaatler bulutu olarak düşünecek sonra bizi evlerimize gönderme planı yapanları evlerine gönderme vaktine geldik.

 

  • Eklemek ve ya belirtmek istediğiniz bir nokta var mı?

 

Başta bu şehirleri tüm emek verenlerle yönetmek üzere, iktisadi krizin altında bırakılmaya çalışılan emekçilerin, kendilerini seçmelerini istiyoruz. Bu topluma emek verenler, tüm dışlananlar, tüm ezilenler, tüm sömürülenlerdir. Hep birlikte bu gidişatı tersine çevireceğiz.

Emekçi Hareket Partisi emek verenlerin partisi olarak, emek verenlerin programıyla bu iktisadi krizi yaşadığımız günlerde emekçilerin ve ezilenlerin siyasetini öne sürüyor ve kendimizi yönetme ihtimalimizden geri durmuyor.

Hep birlikte biz bu gidişatı tersine çevireceğiz.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.