Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

HDP Sözcüsü Oluç: Seçmen Kaydırmaları Buzdağının Görünün Kısmı

HDP Partis Sözcüsü Saruhan Oluç gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

HDP’nin il ve ilçelerdeki belediye başkan adaylarını açıklamak için yapılan basın toplantısında konuşan HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oluç ilk olarak Leyla Güven’in durumuna ilişkin konuştu. Leyla Güven için oluşturulmak istenen TTB heyetinin reddedilmesini hatırlatan Oluç Güven’in kritik aşamayı geçtiğinin altını çizdi.

Meclis Başkanı’na sesleniyoruz: Son işiniz Leyla Güven’in haklarını savunmak olsun

Oluç sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdiye kadar yaptığımız bütün açıklamalarda, ilk günden bu yana Meclis Başkanı’na çağrı yaptık. Bugün bir kez daha Meclis Başkanı’na sesleniyoruz. Madem istifa etmeden orada duruyorsunuz, bari bir kez olsun vicdanınıza göre karar verin. Yapacağınız son iş, Hakkari halkının iradesi olan, seçilmiş bir parlamenter olan Leyla Güven’in haklarını savunmak olsun. Bir milletvekilinin bir yerel mahkeme tarafından yasama faaliyetlerinin engellenmesine daha fazla izin vermeyin. Adalet Bakanlığı’na sesleniyoruz, durum ciddidir. Adalet Bakanlığı üzerine düşeni yapmadığı gibi, Leyla Güven’in bağımsız doktorlar heyeti tarafından kontrol edilmesini de engellemektedir. Her geçen gün Leyla Güven için daha kritiktir.”

Adım atılmazsa büyük vicdani kırılmalar yaşanacak

“Hükümet Leyla Güven’in durumuna ilişkin adım atmak, İmralı’daki tecride yönelik bir düzenleme yapmak, bu tecridi kaldırmak yerine, Leyla Güven’le dayanışma yapanlara saldırmaktadır” diyen Oluç, Leyla Güven için yapılan eylemlere yönelik saldırıları dile getirdi. Biran önce harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayan Oluç, “Adım atılmazsa büyük vicdani kırılmalar yaşanacak” dedi.

Sise Bingöl Raporunu Hazırlayanlara: Siz Doktor musunuz?

85 yaşındaki Sise Bingöl için düzenlenen Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda yer alan “Kendini Kötü gösterme çabasında olduğu düşünülüyor” ifadelerini eleştiren Oluç “Şimdi bu doktorlara, Adli Tıp Kurumu’nda bu raporu düzenleyenlere sormak istiyoruz; ‘düşünülüyor’ demişsiniz ya, sizin düşünecek beyniniz var mı? Sizin vicdanınız var mı? Siz doktor musunuz? TTB’ye sesleniyoruz, bu kadar gayri ciddi, bu kadar vicdanları yaralayan bir rapor nasıl çıkabilir? Bu doktorlar araştırılmalıdır. İktidarın baskısı altında bu raporların yazıldığı ortaya çıkarılmalıdır” diye konuştu.

Bu raporun 12 Eylül döneminde işkence görenlere verilen, “İşkence görmemiştir” raporlarını hatırlattığını ifade eden Oluç, “Bu kadar büyük bir vicdansızlık kabul edilebilir değildir. Bunlar her türlü insani duyguyu çiğneyen kişiler haline gelmiştir. Bu durum son derece vahimdir” dedi.

Yalan ve korku tacirliği yapmayın

“Seçimlerle ilgili kısma gelelim” diyerek yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oluç özellikle bölge illerde iktidar partisi adaylarınca korku ve yalan üretilerek halkın kandırılmaya çalışıldığını ifade etti.

 

‘Budağının Görünen Yüzü Bu’

Seçmen kayıtları ve taşıma meselesine ilişkin de şunları söyledi; “Geçen gün İçişleri Bakanı Soylu bir açıklama yaptı ve dedi ki ’26 doğu ve güneydoğu ilimizde seçmen taşıma konusunda 37 bin 710 adres değişikliği haksız, gerçeğe uygun olmayan şekilde yapıldığı tespit edilmiştir’. Mızrak çuvala sığmadı. Bu seçmen taşıma işinin üzerine gittik. Belgelerini ortaya koyduk. Harap binalara seçmen kaydettiğinizi tespit ettik, bunların şikayetini yaptık. Boş asker ve polis lojmanlarına seçmen kaydettiğinizi tespit ettik ve başvurduk . Ahırlara seçmen kaydettiğinizi tespit ettik. Ama sahtekarlığın bir kısmını açığa çıkardık. Buzdağının görünen yüzüdür bu. Bu şikayetlerimizi ilçe ve il seçim kurullarına yaptık. YSK’ya buradan çağrı yapıyoruz: Çok açık bir şekilde olan bu sahtekarlık ve hile konusunda adım atılmaması demek, açık bir şekilde seçimlerin şaibeli, meşru ve demokratik olmayan bir seçim olacağı anlamına gelir.”

 

‘Seçmen Taşıma Organizedir’

Seçmen kaydının taşınmasının bir organizasyon işi olduğunu kaydeden Oluç, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve İçişleri Bakanlığı’nın rolünün açıklanmasını istedi.

Oluç şöyle devam etti: “Bakın, AKP Genel Başkanı’nın bir lafı var, ne diyor? ‘Sandık hakimiyeti’ diyor. Kürt illerindeki sandık hakimiyeti silahlı kolluk güçleri ve özel harekat tarafından yapılıyor. Onlar sandıkların başında insanları korkutarak, yıldırarak bu hakimiyeti sağlamaya çalışıyor. Elbette halkımız buna izin vermiyor ve vermeyecek.

Peki batıda nasıl yapılıyor bu iş? Buralarda ise başka bir yol uygulanıyor. Daha çok muhalif gözlemcinin ve sandık üyesinin olmadığı iller, ilçeler ve sandıklar seçiliyor. Buralarda muhalif tek tük gözlemci varsa da, onlar da ya eğitimsiz oluyor ya da korktukları için seslerini çıkarmıyorlar. Seçmen baskılanıyor, sandık kurulu baskılanıyor.”

Oluç son olarak seçimlerde daha şimdiden şaibeli olduğunu vurgulayarak, seçimlerde sandıklara sahip çıkacaklarını söyledi ve diğer muhalefet partilerine de bu konuda birlikte hareket etmeye çağırdı.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.