Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

‘15 Yıldır Aynı Ceketi Giyiyorum, Çünkü Yenisini Alacak Param Yok’

Merzifon’da ekonomiye dair konuştuğumuz vatandaş ceketini gösteriyor “Bu ceket kaç yıllık biliyor musun? 15 -20 yıldır aynı ceketi giyiyorum, çünkü yenisini alacak parayı denkleştiremiyorum” diyor.

Zülal Koçer

Merzifon’da vatandaşla ülke gündemini ve ekonomiyi konuştuk.  Bir kahvehanede görüştüğümüz vatandaşlardan birisi ceketini gösteriyor “Bu ceket kaç yıllık biliyor musun? 15 -20 yıldır aynı ceketi giyiyorum, çünkü yenisini alacak parayı denkleştiremiyorum” diyor.

 

Ağırlıkta tarım ve kömür üreten, hayvancılığın yapıldığı, fabrikaların da yer aldığı Amasya’nın 72 Bin nüfuslu Merzifon ilçesinde vatandaşın gündemini ve 2019 senesine ilişkin beklentilerini konuştuk. İlçenin başlıca gündemi ekonomi ve geçim derdi. 31 Mart Yerel Seçimi adaylarının da çokça tartışmalı olduğu ilçede seçim dahi ekonomi gündemi, geçim derdini geçememiş henüz.

Soğuk kış günü, çayın buharının tüttüğü, dışarının ayazında sıcacık duran bir kahvehaneye giriyoruz. Herkes iskambil kağıtları ile cebelleşirken arada bir birine laf atanlar, şakalaşanlar, şansızlığına söylenenler ama genel olarak çok da mutlu görünmeyen yüzler.

‘Ben Ne Yiyeceğim, Ne Yiyeceğim Söylesene!’

Saçı sakalı aklaşmış üzerinde koyu kahverengi ceketi ve etrafında iki arkadaşı ile girişin sağ tarafında oturan bir adam ile sohbetimiz küçük bir hesap ile başlıyor; “Doğalgaz faturası geliyor 500 lira, su 150 lira, 150 lira su, ben ne alıyorum, ne yiyeceğim? Ne yiyeceğim söylesene!” diye soruyor büyük bir tepkiyle.

“Verdikleri para ne ki” diyor son asgari ücret rakamına dair ve ekliyor “Karnımızı doyuruyorsa tamam diyelim.”

 

‘Cekete Bak Cekete, Çuval Gibi’

 

Kendisi de işçi emeklisi olan vatandaşa, cumhurbaşkanı ve bakan yardımcılarının daha önceki işlerinden gelen emekliliklerinin korunduğunu, yardımcılığın yanında emekli maaşlarını alabileceklerini hatırlattığımızda şöyle diyor; “Benim kafam basmaz onlara, ben kendim geçinebiliyorsam o iyi, beni başkası ilgilendirmez. Ama ben geçinemiyorum.  Bu ceket kaç senelik bak bakalım, 15-20 senedir giyiyorum ben bu ceketi, daha bir tane yeni ceket alıp da giyemedim, emekliyim ben. Cekete bak cekete, çuval gibi, şimdiki gençler belki giymez de bunu. 72 yaşındayım, beni Ahmet, Mehmet ilgilendirmez, ben geçinebiliyor muyum? Yok. Ben Merzifon’da geçinemiyorsam daha başka bir yerde de geçinemem!”

 

‘Vaat Vermesinler’

 

Yanında sohbete dahil olan arkadaşı ise seçim öncesi vaatlerden ve ekonominin bu dönemlerde geldiği halden dert yanıyor “Vaat vermesinler, seçim öncesi işçi alınıyor, kadro açılıyor ama sonrası olan bize oluyor” diyor.

Maden emeklisi Veysel Kaya da ekonominin kötü gittiğinden dert yanarak başlıyor sözlerine ve  “2019’da daha kötü olacak her şey “ diyor.

6 yıl önce emekli olan Cafer Gülmez de farklı bir şey söylemiyor geleceğe ilişkin. Özelleştirmeler nedeni ile çalıştığı dönem pek çok sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Gülmez, hayat pahalılığından, geçim sıkıntısından bahsediyor ve ekliyor “İdarecilik yok memlekette, işsizlik var, iş bulmak torpile bağlı. 16 yıllık bir iktidar var, bozulmadık kurum kalmadı, askeriyeden, eğitime tüm kurumları bozdular. Devletin dengesini bozdular. Eğitim, ekonomi, kültür, sağlık hepsi alt üst oldu.”

Gidişattan memnun olmadığını vurgulayan Gülmez “Belirsizlik var, bir çıkmaz sokak gibi biraz da. Freni boşalan araba gibi şuan memleketin hali, durduracak engel lazım. Bir ışık var, bunlar her sefer perde çekiyorlar bu ışığa ama bunu değiştirecek olan halk, vatandaşımız” diye sürdürüyor sözlerini.

 

‘Üreten Biziz’

 

Ekonomik olarak nasıl bir dar boğaz yaşandığına pazar alışverişi ile örnek veren Gülmez’in sözünü masadaki diğer arkadaşları alıyor; “Soğanın kilosu 5 lira, 1 liradan aldığımız soğanın kilosu!”, “Burası soğan üretilen memleket bir de”, “Vallahi bu fiyatla bu hafta soğan alışımız son olur artık, daha alamayız.” “Burada üreten biziz”

 

‘Üreten Toplumdan, Tüketen Topluma Döndük’

 

Eski bir maden işçisi olan Nurettin Alkan “Benim ailemin hepsi madenciydi. Üreten bir kesim vardı. Ama bununla birlikte, sosyal hakkın, sendikanın ne olduğunu bilen bir halk vardı. Sendikalar daha faaldi. Eskiden burada tütün üreten emekçiler vardı, yok edildi. Ee şimdi bu nasıl bir yeni Türkiye?” diye soruyor. Eskiden emeğin karşılığının alındığını, insanların ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini söyleyen Alkan geçmişte daha fazla üreten bir Türkiye olduğunu ve bu üretimin devletin denetiminde olduğunu hatırlatıyor. Geçmişte üreten Türkiye’nin bugün tamamen dışa bağımlı olduğunu söyleyen Alkan “Üreten toplumdan, tüketen topluma döndük. Bu nereye kadar gidecek? Bu iktidarın değişmesi gerekiyor” diyor.

 

‘Toplumda Biriken Bir Enerji Var’

 

Durmuş Özdemir ise Türkiye’deki ekonomik durumun tüm dünya ile bağlantılı bir noktası olduğuna dikkat çekerek “12 Eylül sonrası biz özelleştirmelerden, piyasalaşmaya hepsini yaşadık. Dünya çapında neoliberalizmin politikalarının çıkmazını yaşıyoruz. Türkiye de bunun etkisini yaşıyor. Dünya genelinde baskı politikaları güden daha otoriter yapılar iş başına geçiyor. Türkiye de de bu AKP eli ile yapılıyor” diye konuşuyor. Özdemir kendisinden önce konuşan arkadaşlarının söylediklerine katılarak “Bu anlamda da ciddi bir halk muhalefeti birikiyor. Toplumda biriken bir enerji var. Bunu görmek gerek” diyor.

 

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.