Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

HDP’li Kurtulan: Türkiye’yi bataklığa sürüklüyorsunuz

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Kurtulan, “HDP başından beri söyledi; ‘Türkiye’nin geleceğini kanlı bir kumara yatırıyorsunuz, çetelerle iş tutuyorsunuz, Türkiye’yi bataklığa sürüklüyorsunuz. En canlı örneği Afrin’dir. Afrinlilerin bıraktığı evlere çeteler yerleşti, mal mülklerini çeteler aldı, Afrin çetelere teslim edildi. Türkiye Suriye politikalarını gözden geçirmelidir. ABD heyetleri ile görüşme yapmak yerine Suriye’deki halklarla, özellikle Kürtlerle görüşmeler yaparak çözüme katkısını sunmasını, komşusuna karşı doğru bir komşuluk yapmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

Kurtulan’ın iç gündeme dair değerlendirmelerinde Mecliste görüşülecek 71 maddeden oluşan torba yasaya dikkat çekti. “Torba yöntemi ile yasa yapma süreçlerinden vazgeçilmelidir” çağrısında bulunan Kurtulan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak bu AKP’nin sıkı sıkı tuttuğu ve dayattığı bir yöntem. Farklı farklı komisyonların ihtisas alanı olmasına rağmen tek komisyonda alelacele bitirildi, Meclis’in gündemine geldi. Bu torbada her ne kadar diş hekimlerinin borçlarının ödenmesi gibi, işsizlik sigortasında kısmi düzenleme gibi bazı olumlu düzenlemeler görünüyor. Ama genel olarak AKP’nin yöntemi bu; bir iki iyileştirme serpiştiriliyor ama genelinde demokrasiyi lağveden, tek adam rejimini inşa eden düzenlemeler gözden saklanıyor. Burada da bu görülüyor. Bu teklifte de daha fazla otoriterleşmenin ve merkezileşmenin dayatıldığını görüyoruz.”

Ayrıca belediyelerin yatırım projelerinin onayının Cumhurbaşkanı’na bağlanmak istendiğine vurgu yapan Kurtulan, “HDP olarak bunu çok riskli görüyoruz. Seçim öncesi bunun gündeme alınması topluma bir tehdittir, şantajdır. Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi kurulmak isteniyor. bu yöntemi AKP’nin Cumhurbaşkanlığı modelinde de görmüştük; tek adam rejimi çoktan uygulanmaya başlanmış, yasal düzenlemesi daha sonra yapılmıştı. Burada da komisyon görüşmeleri yapılırken Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın attığı bir tweet ile bu komisyonun kurulduğunu hatta ikinci toplantısını gerçekleştirdiğini kamuoyu öğrenmişti” dedi.

“Bu torba yasada da tüm torba yasalarda olduğu gibi sermaye lehine düzenlemeler var” diyen Kurtulan, “Bu teklifte de sermayeye peşkeş yer alıyor. Sermaye kimi teklifler adı altında krizin faturasından muaf tutulmak isteniyor. Yolsuzlukların önünü açacak düzenlemeler var. Kamu İhale Kurumlarının muaf tutulmasını sağlayan düzenlemeler var. Yurt dışında yapılacak yardımlar için ihaleler İhale Kanunu dışında tutularak yapılmak isteniyor. AKP iktidarları döneminde İhale Kanunu’nda yapılan 180 – 190 değişikliğe bakarsak AKP’nin en çok oyun oynamak istediği alan buymuş gibi görünüyor” diye belirtti.

HDP olarak yerel seçim çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Kurtulan, HDP’nin temel görevinin demokrasiye katkı sunacak bir strateji izlemek olduğunu söyledi ve davamında “Bu tekçi zihniyetin, AKP-MHP şer ittifakının bu seçimler yoluyla yerele yerleşmek istediğini biliyoruz. Beyanlarında da bu var. ‘Türkiye’nin beka sorunu, gelecek sorunu var’ diyorlar, oysa onların bir gelecek sorunu var. Kendilerini geleceğe taşımak, seçimle bunu pekiştirmek istiyorlar. HDP ve seçmeni bunun bilincinde” dedi.

Bu kapsamda Kürt partilerinin ittifakından söz eden Kurtulan, “HDP, DBP, AZADÎ, DDKD, PİA, KKP, PDK, PDK-T bir araya gelerek seçimde demokrasi, adalet ve barış adına bir ittifak yaptıklarını, ortak belirleyecekleri adaylarla seçime gireceklerini beyan ettiler. Bu ittifak tüm halklarımıza hayırlı olsun. Tüm Türkiye için partimiz HDP, tüm demokrasi güçleriyle birlikte demokrasi için mücadele edecek” diye bildirdi. Kurtulan ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne aday gösterilen Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın görevinden istifa etmemesini de kınadı.

Cezaevinde açlık grevini sürdüren Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in durumuna değinen Kurtulan, “Güven bu koşullarda annesini kaybetti. Daha önce de cezaevindeyken babasını kaybetmiş ve babasını uğurlayamamıştı. Şimdi de Leyla Güven, açlık grevinin 59’uncu gününde annesini kaybetti. Annesi ile vedalaşması engellendi. Her ne kadar cezaevi idaresi ‘cenaze törenine katılabilir’ dediyse de avukatlarının ve kendisinin uçakla ve doktor eşliğinde götürülmesi talebi reddedildi. Ring aracı ile götürülmesi dayatıldı ve Güven annesini uğurlayamadı. ‘Bu açlık grevi Leyla ile sınırlı kalmayabilir’ diye uyarıda bulunmuştuk. Şu an 28 cezaevinde 104 kişi açlık grevinde. ‘Leyla’nın talebi talebimizdir’ diyorlar. Ayrıca Avrupa’da da, Hewler’de de açlık grevleri devam ediyor. Bir kez daha sesleniyoruz; Güven’in talebi hukukidir, Leyla Güven haklıdır. Tüm Türkiye’nin geleceği için bu talebin karşılanması gerekmektedir” diye konuştu.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.