Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Bakırköy’de Binler: Yüksek tepelere saraylar kuranları utanç müzesinde sergileyeceğiz!

YAZIYOR – DİSK, KESK, TMMOB ve TTB “Yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe karşı birlikte mücadele” şiarıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda bölge mitingi düzenledi.

Ekonomik krizin bedelinin emekçilerin ödememesi gerektiği vurgusu öne çıkan mitinge birçok siyasi parti, yöre dernekleri de destek verirken, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, HDP Milletvekili Oya Ersoy ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı.

Dikilitaş Meydanı’ndan başlayan yürüyüşte “Krize, faşizme, sömürüye karşı asla pes etmeyeceğiz”, “Krizin sizin direniş bizim”, “Rakamlar sahte yolsulluk gerçek”, “KHK’lar gidecek biz kalacağız” pankartlarının dikkat çekerken “Krizin faturasını gençlik ödemeyecek”, “Yandaşa değil emekçiye bütçe”, “Asla pes etmeyeceğiz”, “Faşizm yenilecek direniş kazanacak”, “Direnen işçiler kazanacak”, “Krize, şiddete karşı isyandayız özsavunmadayız” sloganları atıldı.

Miting eşitlik,  özgürlük ve emek mücadelesinde yitirilenler için saygı duruşu ile başladı.  Saygı duruşunun ardından DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin ortak basın açıklamasını KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen okudu.

 ‘Paranın artması poşetimizin küçülmesidir’

Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıyayız diyerek açıklamasına başlayan Gezen, “Ülkeyi yönetenler ‘En kötüsü geride kaldı, ekonomi tıkırında, her şey yolunda’ nutukları atmaya devam ediyor. Ancak halkın % 99’u olarak bizim için yaşadığımız gerçek değişmedi. Çünkü bizler için krizin anlamı iğneden ipliğe her şeye gelen zamlardır. Artan hayat pahalılığıdır. Eriyen maaşlarımız-ücretlerimiz, satın alma gücümüzdeki düşüştür. Her alış verişte cebimizden çıkan paranın artması,  poşetlerimizin küçülmesidir” ifadelerine yer verdi.

‘Neo liberal politikalara sarılıyorlar’

İktidarın şimdiye kadar yaşanan krizlerde olduğu gibi bu krizin faturasını da işçi sınıfına, emekçilere, yoksul halka çıkartmaya hedeflediğini belirten Gezen şu ifadelere yer verdi: “Üçte ikisi özel sektöre ve bankalara ait 467 milyar dolar dış borç 81 milyona ödetilmek isteniyor. Küçük bir azınlığın borcu, zamlarla, adaletsiz vergilerle, işsizlik tehdidiyle halkın yüzde 99’u olarak bizlerin sırtına yıkılmaya çalışıyorlar. Sadece yükü bizim sırtımıza yıkmakla kalmayıp krizi emeğe, doğaya yönelik saldırıların fırsatı haline getiriyorlar. Bunun için ülkeyi uçurumun eşiğine getiren neo liberal politikalara daha çok sarılıyorlar.”

‘Gerçek çıplaktır’

Gerçeğin çıplak olduğunu ve AKP iktidarının sürdürdüğü, ithalata, betonlaşmaya, dış borçlanmaya, ranta, spekülasyona dayalı ekonomik modelinin çöktüğünü ve Türkiye’nin her alanda dışa bağımlı hale geldiğini vurgulayan Gezen, “Ülkede yaşanan ekonomik krizin sorumlusu işçisinden kamu emekçisine, asgari ücretlisinden emeklisine, küçük esnafından çiftçisine kadar toplumun %99’unu oluşturanlar olarak bizler değiliz. Krizin sorumlusu, Türkiye’yi sermaye için cazip bir ülke yapmak adına emeğin en temel haklarını gasp edenlerdir. Krizin sorumlusu şeker fabrikalarından kağıt fabrikalarına kamu birikimini özelleştirmeler yoluyla talan edip Türkiye’yi ithalata mahkum edenlerdir” şeklinde konuştu.

‘Artık yeter diyoruz’

Sendikal örgütlenmenin engellendiği, onbinlerce kamu emekçisinin ihraç edildiği, grevlerin yasaklandığı, hak aramanın bastırıldığı bir ortamda elde edilen yüksek kar oranlarını paylaşmayanların bugün zararlarını ve borçlarını bizim sırtımıza yıkmasını kabul etmiyoruz diyen Gezen, “%1’in yarattığı krizin faturasının %99’a yıkılmasına artık yeter diyoruz” diyerek emekçilerin, işçilerin, yoksulların taleplerini sıraladı.

Gezen’in açıkladığı ortak talepler ise şöyle;

  • “Elektrik, doğalgaz, su, akaryakıt, ekmek, toplu taşıma gibi temel ihtiyaçlara yapılan zamların geri alınmasını, zam yapılmamasını,
  • Kriz bahanesi ile yaşanan işten çıkarmalara, ücretsiz izinlere son verilmesini
  • Ücretlerimizde yaşanan erimenin satın alma gücümüzdeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak telafi edilmesini,
  • Asgari ücretin NET 2.800 TL olarak belirlenmesini ve tümüyle vergi dışı bırakılmasını,
  • Tüm yükü emekçilerin sırtına yıkan vergi adaletsizliğine son verilmesini,
  • Toplumsal yararı, vergide ve gelir dağılımında adaleti sağlayan, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı, emekten yana,  katılımcı –şeffaf- hesap verebilir demokratik bir bütçe,
  • Yaşanan enflasyon karşısında hükmünü çoktan yitirdiği tescillenen toplu sözleşmenin derhal yenilenmesini,
  • Kamuya alımlarda eşitsizliği artıran, torpilin, kayırmanın, kadrolaşmanın önünü açan mülakat, sözlü sınav, güvenlik araştırması ve arşiv kaydı uygulamasına son verilmesini,
  • Emeğin haklarını yok eden KHK’lerin iptal edilmesini,
  • OHAL KHK’leri ile herhangi bir hukuki delil ve mahkeme kararı olmadan işinden ekmeğinden edilen tüm kamu emekçilerinin işine iade edilmesini,
  • İş güvencemizi ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmesini,
  • Kadınların sürekli, güvenceli işlerde istihdam edilmesinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını istiyoruz.”

‘Yüksek yüksek tepelere saraylar kuranları utanç müzesinde sergileyeceğiz’

Basın açıklamasının ardından Kanun Hükmünde Kararname’ler ile ihraç edilenler adına konuşma yapan Nuray Şimşek, “İstanbul’un her sokağında sesini çıkartan direnişimize Mezopotamya’dan, Anadolu’dan, Paris sokaklarından ve bütün coğrafyalardan yükselen bilincin parçası olarak devam ediyoruz. Bizi işsiz bırakan yeryüzü tanrılarına sesleniyoruz; Bu güne kadar hiçbir diktatör karşısında eğilmeyen başlarımız hala dimdik. Bizi gözaltılar tutuklamalar yıldıramıyor. Özgürlüğümüz ve onurumuz için direnmeye devam ediyoruz. Yüksek yüksek tepelere kurdukları saraylarda oturanlar bilmeli ki onları utanç müzesinde sergileyeceğiz. O kara paraları onları kurtaramayacak. İşimizi bugünümüzü ve geleceğimiz geri alacağız. Son arkadaşımız işine dönene ve ağlayan son çocuk gülene kadar pes etmeyeceğiz. Krallar tarihe gömülecek. Kahkahalarımız kalacak KHK’ler gidecek. Zafer direnen emekçinin olacak” ifadelerine yer verdi.

Konuşmanın ardından mitingin ortak metnini Flormar işçisi Nurhan Güler ve 3. Havalimanı işçisi Özgür Karabulut okudu.

Okunan ortak metinde ise şu talepler sıralandı:

“Biz bu gidişe dur diyoruz! Halkın acil talepleri etrafında biz yan yana geldik!

  • Başta asgari ücret olmak üzere tüm ücretlerde ekonomik krizin etkileri telafi edilmeli, en az gerçek enflasyon oranında zam yapılmalı
  • Temel hizmetler olan doğalgaz. su. elektriğe. ulaşıma yapılan zamlar geri alınmalı
  • Toplu İşten çıkarmalar yasaklanmalı, İşsizlik fonu İşsizler İçin kullanılmalı
  • Kıdem tazminatına dokunulmamalı
  • Vergi adaleti sağlanmalı
  • Ücretiyle geçinip Metne güçlüğü İçine girenlerin kredi karü ve tüketici kredisi borçlarının faizleri silinmelidir!”

Miting Bandista’nın sahne almasının ardından sone erdi.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.