Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Şengül Karaca’nın ölümünden sorumlu tutulan erkek tahliye edildi

Beyoğlu’nda kaldığı evin penceresinden Hasan Aydın tarafından iterek atılan ve yaşamını yitiren Öğretmen Şengül Karaca davasında, kasten öldürmek suçundan hakkında müebbet hapis istemiyle dava açılan sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Hasan Aydın, kaldığı cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Müdahil Yalçın Karaca ve taraf avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada, mahkemeye ulaşan bilirkişi raporu okundu.

Söz konusu raporda, kamera kayıtları analiz edildiğinde, kamera kadraj sınırları dahilinde düşüş hareketinin son yarısında maktul Şengül Karaca’nın yüzü dışarı bakar vaziyette olduğu, yere ilk temas eden kısmının ayakları olduğu, bu düşüşün “çivileme atlayış” olarak tabir edilebileceğinin değerlendirildiğine yer verildi.

‘Cinayet Mi İntihar Mı Kesin Ayrım Yapmaya Olanak Yok’

Penceredeki parmak izlerinin Karaca’ya ait olduğu, parmak izinin konumu dikkate alındığında maktulün pencere mermeri üzerinde ayakta pozisyonda “Belki boyu gereği bir miktar boyu öne eğik halde” yüzü yola bakacak şekildeyken yere düştüğü vurgulanan raporda, maktulün arkadan itilmesi ya da kendini boşluğa bırakırken kol ve ayaklarıyla ileri yönlü bir hamle yapması belirgin fiziksel ölçüm farkı olmayacağından keşif sırasında yapılan ölçümlerin olayın cinayet mi, intihar mı olduğu yönünde kesin ayrım yapılmasına olanak vermediğinin değerlendirildiği belirtildi.

Maktul Şengül Karaca’nın düşüş hızı, düşey mesafe, yer çekimi, yatay kuvvet ve olası itme kuvveti gibi hesaplamalarla olayın cinayet mi intihar mı olduğu yönünde kesin ayrım yapılmasına olanak vermediği anlatılan raporda, bu hızla yere düşen bir kişinin meydana gelebilecek hasar ve yaralanmalar ile maktulün otopsi bulgularının uyumlu olduğu kaydedildi.

‘Bilimsel Dayanak Yok, Yorum Var’

Raporda, oldukça dar olan (0,64 m) bir pencereden bir kişinin kendi isteği dışında itilmek suretiyle atılmasının oldukça zor olduğu ifade edildi.

Bilirkişi raporunun ardından söz verilen sanık avukatı, dosyada Facebook yazışması kapsamında hiçbir delilin olmadığını, bir kişinin darp edilirken Facebook’tan mesaj atmasının mümkün olmadığını savunarak, bilirkişi raporundan dolayı sanığın tahliye edilmesini istedi.

Müdahil avukatı da bilirkişinin bilimsel bir dayanak yerine yorum yaptığını ifade ederek, sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı ise sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu itibarıyla sanığın tutukluluk halinin devamını ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden rapor aldırılmasını talep etti.

Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, dosyaya gelen bilirkişi raporuna göre suç vasfının sanığın lehine değişebileceği, tutuklamanın bir tedbir oluşu ile sanığın, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir gün en yakın kolluk birimine imza atılmasından oluşan adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliyesine karar verdi.

Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden de bilirkişi raporu istenmesine hükmeden mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Hasan Aydın’ın “kasten öldürmek” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması isteniyor.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.