Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Çocuklar için başka bir dünya mümkün

 Gökhan Özer –

2002 yılında AKP’nin iktidar olmasıyla başlayan toplumsal dönüşüm, kademe kademe toplumun tüm kılcal damarlarına kadar sirayet etti. Siyasi partilerin, gençlere ve kadınlara dönük politikaları ve söylemleri alışılagelmiş olsada, AKP “ağaç yaşken eğilir” şiarıyla geleceğin güvencesi ve yarınların umudu çocuklara kadar siyasetini indirdi.

Açmış oldukları Kur’an kursları ve imam hatipler aracılığıyla çocuk yaşta verilen dini eğitimler ile kendi gençlerini ve kendi toplumunu oluşturmaya/idame ettirmeye çalışıyorlar.Ancak tüm bu uygulamalar ve gelişmeler; yasal boşluklardan alınan cesaret ile kangrenleşen bir sorun haline geldi.

2002 yılından bu yana; çocuklara yönelik cinsel istismar, cinsel şiddet, çocuk yaşta evlendirilmeye, çocuk yaşta annelik, kız çocuklarının okula gönderilmemesi; kayıtlı çocuk işçi ve kayıtsız çocuk işçi sayısında, cezaevine giren ve cezaevlerinde işkence gören çocuk miktarında astronomik artışlar meydana geldi. Ülkemizde 1 yılda 8000 çocuk cinsel istismara uğradı.En fazla cinsel istismara maruz kalan grupların ilk sırasında %46 gibi bir oran ile çocuklar var ve bu konuda Dünya’da 3. sıradayız.

Son on yılda; 482.908 çocuk, devlet izni ile evlendirildi.

Son altı yılda 142.298 çocuk anne oldu ve bunların büyük bir kısmı dini nikahı ile evlendirildi.

2002 yılından bu yana 18 yaş altı 440.000 çocuk doğum yaptı, 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayıp doğum yapanların sayısı ise 15.937.  Eğitime devam etmeyen çocukların %97,4’ü kız çocukları. Çalışan her 10 çocuğun 8’i kayıtdışı ve çocuk işçi sayısı 2 milyona ulaştı. Yaklaşık 700 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde ve son 3 yılda 18 çocuğa işkence yapıldığı konusunda başvuru yapıldı. 4 + 4 + 4 modeliyle eğitim gericileştirildi ve 12 Eylül cuntasının ürünü din dersi “seçmeli” adı altında zorla dayatıldı. Kur’an kurslarında yaş sınırının kaldırılmasının ardından, pedagojik açıdan sakıncalı olmasına rağmen 4 yaşındaki çocuklara bile din eğitimi verilmeye başlandı.

Karma eğitim dahi tartışılır hale getirildi. Bakıma muhtaç ve kimsesiz çocukların aile ortamında yetişmesi amacıyla kurulan sevgi evleri bir vakıflar cinsel istismar merkezi haline geldi. Böylece cinsel istismar 2002’den bu yana %700 arttı.

Bu tür trajik gelişmelere kayıtsız kalamayan, toplumun geleceği olan çocukların bilimsel ve kültürel yönden ilerlemesine katkı sunmak, demokratik katılımcı, dayanışmacı, paylaşımcı, kolektif ve bireysel yaşamın nitelikli kılmaya imkan veren kurumlar ve dernekler açılmaya başladı.

İşte bu derneklerden birisi de İstanbul Bahçelievler’de açılan “Uğur Özkan Çocuk Kültür Evi Derneği”

İsmini, “Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz” şiarıyla Kobane’de ki savaş mağduru çocuklara oyuncak götürmek üzere yola çıkıp, alçakça bir katliam sonucu hayatını kaybeden 33 düş yolcusundan birisi, Bahçelievler’de yaşayan Şırnak Cizre’li Uğur Özkan’dan alıyor.

Misyonunu ve vizyonunu da tam olarak buradan kuruyor: “33 düş yolcusunun anılarını yaşatmak ve yarım bıraktıkları düşleri gerçekleştirmek” İşte bu amaçla yola çıkan ve tamamı gönüllülerden, Uğur Özkan’ın arkadaşlarından oluşan “Uğur Özkan Çocuk Kültür Evi Girişimi” 11 Kasım 2017 tarihinde açılışını gerçekleştirdi ve faaliyetine başladı. Tamamı yine dayanışma gönüllüsü eğitmenler ile birlikte “Etüt, Akıl ve Zeka Oyunları, İngilizce, Kitap Okuma, Resim, Origami, Tiyatro, Kodlama, Dans, Müzik, Geri Dönüşüm, Ekoloji ve Bilim Atölyesi” gibi çalışmalar yapılmakta.

Ayrıca Kültür-Sanat gelişimine katkıda bulunmak amacıyla; tiyatro oyunları/film gösterimleri, Toplumu bilgilendirmek ve duyarlı hale getirmek amacıyla; kadınlar için okuma-yazma atölyesi, çocuklara yönelik cinsel istismar paneli gibi çalışmalar gerçekleştirildi.

Önümüzdeki döneme ilişkin hem ebeveynleri hem de çocukları bilgilendirmeyi amaçlayan “Ebeveyn ve Çocuk İlişkisi, Eğitim Sistemi Sorunlar ve Yeni Eğitim Modelleri, Kadına Yönelik Şiddet, Dünya Çocuk Hakları, Ülkemizdeki Çocuk Hakları, Mülteci Çocukların Toplumumuzda Yaşadıkları Sorunlar ve Ekolojik Bilinç Güçlendirme” gibi çalışmalar planlanıyor.

Çocuk Kültür Evi, sadece okulların açık olduğu dönemde değil, sosyal aktiviteleri güçlendirmek adına, okulların kapalı olduğu tatil dönemlerinde de “Uçurtma Şenliği, Animasyon ve Çizgi Film Gösterimi, Jimnastik” gibi Yaz Okulları çalışmaları yapılıyor.

İşte: Uğur Özkan Çocuk Kültür Evi’nin yaratıcıları, kurucuları ve gönüllü eğitmenleri gibi çocuk kahkahalarının tüm dünyaya yayıldığını düşleyen, ülkedeki gericiliğin üzerine bir çocuk masumiyeti ve enerjisi ile yürüyenlerden aldığımız umut ile diyoruz ki;GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR!

 

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.