Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Esnaf; Biraz daha dayanacak gücümüz kalmadı

“Enflasyonla mücadele” kampanyaları devam ededursun, küçük esnafın enflasyon mücadelesini öğrenmek istedik; tekstilci Selçuk Onar “Artık bir tık dahası kalmadı. Elimizden gelen neyse bu yıl sonuna kadar devam edeceğiz, sonrasında devam edemeyiz böyle giderse” diyor.

Zülal Koçer /

“Enflasyonla mücadele” kampanyaları devam ededursun, küçük esnafın enflasyon mücadelesini öğrenmek istedik; tekstilci Selçuk Onar “Artık bir tık dahası kalmadı. Elimizden gelen neyse bu yıl sonuna kadar devam edeceğiz, sonrasında devam edemeyiz böyle giderse” diyor.

Ekim Ayı enflasyon rakamları dün açıklandı. Ülke çapında, reklamlardan, yetkili açıklamalarına kadar büyük bir “enflasyonla mücadele” kampanyası yürütüldü. Yüzlerce marka “Enflasyonla mücadele ediyoruz” diyerek yüzde 10’larda, 30’larda indirimler yapıp vatandaşı kendisi ile alışverişe çağırdı. Peki bu indirimler halkın temel ihtiyaçlarında mı yapıldı, bunu söylemek pek de mümkün değil. En nihayetinde bu hummalı mücadele ile enflasyon rakamlarının aşağı çekilmesi ümit edildi. Ancak beklentinin tersine enflasyon bu ay, 2,67 artış gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre TÜFE, ekim ayında yüzde 2.67 artış gösterdi. Yıllık enflasyon yüzde 25,24 oldu.

‘Dolarla alıyoruz, lirayla satıyoruz’

Bizler de yine kadrajımıza vatandaşın enflasyonla mücadelesini aldık. İşçi emeklisi Selçuk Onar 2 yıl önce çeşitli zorluklarla açtığı iş yerinde tekstil ürünleri imalatı yapıyor. İşler nasıl sorusuna cevabı net bir şekilde “Hiç iyi değil” oluyor. Onar ile sohbetimiz şöyle devam ediyor;

Ne zamandan beri böyle işler?

-İkinci bayramdan beri (Ağustos ayının ortaları)

Neden?

-Döviz kurlarındaki değişim

Nasıl etkiledi sizi bu değişim?

-Fırsatçılık doğdu, bu da bizim imalat kısmına yansıdı. Kumaşçılar kendilerini hammaddeye yaslayıp, oradan paha biçtiler, zam yaptılar. İmalatçılar da böyle olunca üzerine bir şey koyamıyor. Yani biz Dolarla alıyoruz Türk Lirası ile satıyoruz, böyle olunca işler kötüleşiyor.

Suriyeli mültecilerin ucuz iş gücü olması gibi işi ucuza yapmak zorunda kalması da işleri etkiliyor yine. Suriyelilerin imalat yaptığı atölyelerde düşük ücrete yapılan üretim, Onar’ın dediğine göre kendilerinin tercih edilmemesine neden oluyor.

‘Bir tık daha kötüsü kalmadı’

Onar’a “İşler böyle devam ederse ya da bir tık daha kötüye giderse siz devam edebilecek misiniz” diye soruyoruz. Aldığımız cevap; “Artık bir tık dahası kalmadı. Elimizden gelen neyse bu yıl sonuna kadar devam edeceğiz, ancak dövizde meydana gelecek bir yükselişe dayanabileceğimizi düşünmüyorum” şeklinde oluyor.

‘İlk iki yılın primini yapıyorlar’

Öte yandan dolar kuru düşse dahi bu işi fırsata çevirip kumaşı en yüksek fiyattan veren pek çok kumaşçının olduğunu söyleyen Onar, “Ama tek başına fırsatçılık değil tabi. Bu biraz da ülkenin, ekonominin yönetilememesinden kaynaklanıyor. 2002 yılında iktidara geldiler, ilk iki yıl iyi yönettiler, iki yılın primini yapıyorlar” diye konuşuyor.

‘46 yaşında emekli olup, insanlardan 65 yaşında emekli olmalarını bekleyemezsiniz’

Siyasi iktidarın 14 yıldır ülkeyi yönetemediğini düşündüğünü söyleyen Onar Cumhurbaşkanı’nın emeklilik söylemlerini eleştiriyor. Onar “Tayyip Erdoğan 46-48 yaşlarının emeklilik için erken olduğunu söylüyor ancak erken dediği yaşta kendisi emekli oldu. 46 yaşında emekli olup, insanlardan 65 yaşında emekli olmalarını bekleyemezsiniz” diye konuşuyor.

Yapılan zamların özelleştirme ile ilintili olduğunu aktaran Onar “Bir insan pazara çıktığında belki 50-60 liraya ihtiyacını alıyor ama faturalara bakıyorsunuz 500 – 600 lira” diyor.

Onar’ın ekonominin düzeleceğine ise inancı yok; “Bunlar gitse de değişmez. Gelen de düzeltemez. Bir yol yaptılar, o yolun üzerinden gidiyorlar, gelecek olan da bu yoldan gidecektir” diyerek aslında vatandaş için bir çıkmazı tarifliyor.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.