Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Sokaklar Çocuklara Yasak!

İstanbul’da çocuklar sokakları oyun alanları olarak kullanamıyor. Her gün yüzlerce arabanın geçtiği, dükkanların, mağazaların işgal ettiği sokaklarda çocuklara yer yok.

Sokak ve Çocuk-1

Zülal Koçer

İstanbul’da çocuklar sokakları oyun alanları olarak kullanamıyor. Her gün yüzlerce arabanın geçtiği, dükkanların, mağazaların işgal ettiği sokaklarda çocuklara yer yok.

Sokak ve çocuk diye başlarsak söze, herhalde çoğunuzun aklına sokakta top koşturan, çeşitli oyunlarla, şen kahkahaları ve sesleri ile sokağı dolduran çocuklar gelir. Ancak bu haberimizde aklınızdan geçen bu karelerin hiç biri olmayacak, çünkü sokak yok, çocuklar sokakları ellerindeki tabletlerden görüyorlar, akıllı telefondan oynadıkları oyunlardan görebiliyorlar, dolayısıyla çocuk da yok, mutluluğu da yok.

Oyun oynasın ama nerede?

Pek çok ebeveyn, yetişkin, çocukların yaşlarına pek de uymayan bu teknoloji bağlarından şikayetçi. “Oyun oynasın ama tablette değil, ama telefonda, ama bilgisayarda değil.” Peki nerede? Eğer İstanbul gibi bir metropolde yaşıyorsanız, bu sorunun cevabı bir hayli can sıkıcı. Çocuk ve oyun dendiğinde ilk akla gelen sokaktır, sonra parklar, kreşler, olanak dahilinde evler.

Akşam 7’den önce sokağa çıkamıyor çocuk

Ancak dev binaların yükseldiği, evlerin yerden giderek uzaklaştığı, daracık sokaklarda sürekli geçen arabalar bir yana, kaldırımları dahi yine vasıtaların işgal ettiği kentlerde çocuklar oyunsuz. Sokağa çıkıp oyun oynamak isteyen bir çocuk, çoğu yerde, akşam saat yediden önce neredeyse dışarı çıkamıyor. Çünkü o saate kadar sokaklar çocukların değil, mağazaların, dükkanların, sürekli mal indiren, mal yüklenen arabaların, kamyonları… Çocuklar iş yerleri kapanınca dışarı çıkabiliyor. Bu durum, kentin çok az kısmında tersinden işliyor. Kentsel dönüşümden kendini kurtarabilmiş, kısmen sokağın hâlâ insanla ilişkisinin devam ettiği sayılı semt ve mahalle dışında bu metropolde insanlar özellikle çocuklar yaşama gerçek anlamda temas edemiyorlar.

Oyun Her Geçen Arabayla Bölünüyor

Anlayacağınız o saatten önce arabaların, dükkanların, yürüme olanağı dışında çocuklara bıraktıkları bir oyun olanağı yok. Akşam saati ise çocuklar için daha az güvenli olsa da, çocuk sokağa mecbur. Oyun alanına çıkıyor bir şekilde. Gündüz saatlerinde geçtiği kadar olmazsa da yine arabalar geçiyor. Çocukların güç bela başlattıkları oyun her geçen arabayla bölünüyor.

Sokakta top oynayan çocukların oyununu bu kez de biz böldük. Birkaç soru sorup onların hallerinden memnun olup olmadıklarının öğrenmeye çalıştık.

‘Bir Kere Topa Vuruyorsun 4 Kere Araba Geçiyor’

Toprak Ali şöyle diyor mesela; “Bir kere topa vuruyorsun, 4 tane araba geçiyor, bekle ki onlar geçsin.” Bir diğer arkadaşı ise arabalar geçtiğinde beklemek zorunda kaldıklarını söyleyerek, ekliyor “Her zaman bir sürü araba geçiyor.” Çocuklar bu durumdan gayet mutsuzlar ve kendilerine oyunlarını rahatlıkla oynayabilecekleri bir alan istiyorlar.

Tabi çocuklar kadar ebeveynler de durumdan rahatsız. Çocuklarını sokağa bırakamıyorlar, özellikle daha işlek sokaklarda akşam saati dahi olsa tedirgin oluyorlar. Çareyi çocuğunu parka getirmekte bulanlar da var, tablete mahkum kılan da…

En doğal oyun alanlarından uzaklaşan çocuklar aynı zamanda yeteri kadar sosyalleşemiyor, yalnız oyunlara mahkum kalıyorlar. Hemen herkesin şikayetçi olduğu akıllı ekranlar ile çocukların ilişkisi, aslında sokakla kurulamayan ilişkinin bir alternatifi olarak ortaya çıkıyor. Kötü bir alternatif…

Çocuk ve sokak ilişkisini, kentleşme, siyasal bağlam, yerel yönetimlere düşen görevler bağlamında, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen ile yarın yayınlanacak söyleşimizde irdelemeye devam edeceğiz.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.