Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Faruk Eren: ‘Ülkede demokrasi ve gazeteciliğin sefaleti’

FARUK EREN  –  DİSK Basın-İş Başkanı

9 Ekim günü Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin’in Özgür Gündem’de Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı için bir kez daha hakim karşısına çıktı. Aynı gün Eren Keskin, Reyhan Çapan ile 7 kişi ve Nazlı Ilıcak’ın davaları vardı. Bu davaların görüldüğü gün Diyarbakır’da çok sayıda ev basılmış ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

Bir sonraki gün yani 10 Ekim’de yine İstanbul’daki devasa adliyenin zorunlu konuğuyduk. Saat 9.30’da dördüncü katta Özgür Gündem davası var. Artık avucumuzun içi gibi bildiğimiz adliyede koştura koştura kendi duruşmamıza gidiyoruz. Yukarıdaki duruşmadan Özgür Gündem davasında yargılanan arkadaşlar geliyor bu kez yanımıza destek için. Ayrıca arkadaşlarımız ve milletvekilleri var. Duruşma erteleniyor.

Bir ‘hatıra’ fotoğrafının ardından civardaki kafelerden birine gidiyoruz. Enis Berberoğlu ile Erdem Gül’ün duruşması var öğleden sonra. Yaklaşık 20 gazeteci mesleğimizin hallerinden, Diyarbakır’da gözaltına alınan meslektaşlarımızdan sohbet ediyoruz.

Birazdan adliye önünde İHD bir basın açıklamasıyla 10 Ekim’de katledilenleri anacak ve adalet isteyecek. Hep birlikte oraya gidiyoruz. Karşımızda gazeteciler var ama galiba en profesyonel kamera poliste. Gazetecilerin çoğu cep telefonuyla kaydediyor açıklamayı. Sadece bir televizyon mikrofonu var. Ertesi gün zaten sadece üç gazete yayınlıyor adliye önündeki açıklamayı. Basın meslek örgütlerinden ise sadece ikisi vardı bu gazeteci yargılamalarını izleyen.

Aslında ülkedeki demokrasinin ve gazeteciliğin sefaletinin bir özetiydi iki gün adliyede yaşananlar.

Demokrasi ve gazetecilik adım adım birlikte geriletildi. Daha ‘darbe girişimi’nden çok önce başlatılan kuşatma OHAL döneminde şahikaya ulaştı. Onlarca gazete, televizyon, haber ajansı, dergi, internet sitesi kapatıldı. Kapatılan kurumlar nedeniyle yüzlerce meslektaşımız işlerini yapamaz hale geldi. Kendilerine gazeteci diyen insanlar korku iklimini yaymaya gönüllü oldu. ‘Gazeteciler’ “hükümet yetkililerine soru soracak kadar yiğit olmadıklarını” yani aslında gazeteci olmadıklarını açıkça ilan etti.

Tüm bu karamsar hava yine gazetecilerin mesleklerini yapmaktaki ısrarı ve demokrasi güçlerinin mücadelesiyle dağılacak. Tüm baskıya rağmen gazeteciler topluma gerçekleri duyurmanın yollarını açacak.

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.