Görün, duyun, bilin diye YAZIYOR!

Diyarbakır’da kayıpların akıbeti soruldu

Açık alanda eylem yapmaları yasaklanan kayıp yakınları, Diyarbakır ve Batman’da bir araya gelerek, gözaltında kaybedilen Muhsin Taş ve Yılmaz Gümüş’ün akıbetini sordu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla her hafta düzenledikleri oturma eyleminin 505’incisini gerçekleştirdi. Diyarbakır Valiliği tarafından Koşuyolu Parkı’ndaki İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirilmesine izin verilmeyen eylem, İHD Diyarbakır Şube binasında yapıldı. Kayıpların fotoğraflarının açıldığı eyleme, kayıp yakınları, İHD yönetici ve üyeleri ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Urfa Milletvekili Aziz Aydınlık katıldı.

‘GELİNEN NOKTA YASAK’

Eylemde konuşan İHD Şube Sekreteri Yüksel Aslan Acer, mevcut iktidarın, Cumartesi Anneleri ile görüştükten sonra, bu sorunu kendi sorunu olarak gördüğünü ve bunu çözeceği yönünde açıklamalarda bulunmasından eylemin yasaklanması noktasına geldiğine dikkat çekti. “Bu eylemin hazmedilemediği bir noktaya gelmiş bulunuyoruz” diyen Acer, “Bölgede yüzlerce insan güvenlik güçleri tarafından katledilerek insanlık suçu işlendi. Doğru olan bu insanlık suçu ile yüzleşmek ve hesap vermektir. Annelerin ahını alan bu sisteme karşı anneler, hesap sorma mücadelesinden asla vazgeçmeyecek. Bu suçunuzla yüzleşecek, hesap vereceksiniz. Bu eylemleri yasaklayarak, bunun üstünü örtemezsiniz ve kurtulamazsınız. Failleri yargı önüne çıkarırsanız, kaybolan devlet saygınlığını tekrar kazandırırsınız. Taleplerimiz faillerin bulunup yargı önüne çıkarılması, cezalandırılması ve annelerden onlara yaşatılan acılardan dolayı özür dilenmesidir” diye konuştu.

‘OPERASYONDA KAÇTI’ İDDİASI

İHD Diyarbakır Şubesi yöneticilerinden İrfan Ekinci, Şırnak’ta gözaltına alınan ve kaybedilen Muhsin Taş’ın hikayesini anlattı. 14 Ekim 1993 tarihinde Şırnak’ın Cudi Dağı’nda yürütülen bir operasyon sırasında bölgede bulunan Muhsin Taş’ın dizinden vurulduğunu belirten Ekinci, Taş’ın aynı saat 05.00 sıralarında Jandarma Binbaşı Cemal Temizöz emrindeki askerler tarafından gözaltına alındığını söyledi. Taş’ın saat 05.50 sıralarında Cizre Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü hatırlatan Ekinci, “Taş, hastanede Dr. Palpas tarafından muayene edilir. Doktor, hastasına ilişkin hastanede tıbbi teçhizat bulunmadığı ve ortopedi uzmanı olmadığı gerekçesiyle yetkilere, Taş’ın Mardin’e gönderilmesi gerektiğini belirtir. Bunun üzerine aynı gün Şırnak İl Jandarma Komutanlığı’ndan Binbaşı Erol Tuna’ya teslim edilen Taş, Şırnak merkezine getirilir. Şırnak Askeri Hastanesi poliklinik kayıtlarına göre Taş, Dr. Can tarafından muayene edilir” dedi. 9 Kasım 1993’te saat 16.30’da el yazısıyla yazılan ve Jandarma Grup komutanları Şeyhmus Kara, Burak Bauğra ve Tarık Göktürk tarafından imzalanan olay tespit tutanağına göre, Taş’ın Gabar Dağı’nda PKK sığınaklarını bulmak için yürütülen bir operasyonda yardım ederken kaçtığının belirtildiğini ifade eden Ekinci, “Devlet yetkilileri, Taş ailesinin koltuk değneksiz yürüyemeyen oğullarının engebelerle dolu dağlık bir alanda kaçtığına inanmalarını istediler. Ailenin devlet nezdinde yaptığı tüm yasal başvurular sonuçsuz kaldı. Uzun yıllar sonra AİHM, Türkiye’yi Muhsin Taş’ı zorla kaybettirmekten dolayı mahkum etti” diye konuştu.

Kaynak: MA

Bunları da beğenebilirsin

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.